Bir davada, taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve davanın çözümüne etkili olabilecek bir vakıanın ispatı için 'yemin' deliline başvurulmuştur. HMK m. 228'e göre yemin davetiyesinde hangi hususların yer alması zorunludur ve bu hususların eksik olması durumunda yemine icabet etmeyen taraf hakkında 'ikrar etmiş sayılma' sonucu doğar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193583

Yemin, kesin bir delil olup katı şekil şartlarına tabidir. HMK m. 228/2'ye göre, yemin için çıkarılan davetiyede şu hususların yer alması zorunludur: 1) Yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular (yemin metni). 2) Yemin için tayin olunan gün ve saat. 3) Yemin edecek kişinin, geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği, gelip de yemini iade etmediği veya yemin etmekten kaçındığı takdirde, 'yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağına' dair ihtar. Bu unsurlardan herhangi birinin, özellikle de 'ikrar etmiş sayılma' ihtarının davetiyede yer almaması, usule aykırı bir tebligat anlamına gelir. Usulüne uygun bir davetiye tebliğ edilmeden, yemin için duruşmaya gelmeyen taraf hakkında, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılma gibi ağır bir hukuki sonuç uygulanamaz. Bu durum, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali anlamına gelir. Mahkemenin, yemine bağlanan hukuki sonuçları uygulayabilmesi için öncelikle davetiyenin kanunda belirtilen tüm unsurları içerdiğinden ve usulüne uygun tebliğ edildiğinden emin olması gerekir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Esas : 2015/5355 Karar : 2016/20276) (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-237-yemin-konusunun-aciklattirilmasi.html).