CMK m. 251/7'ye göre basit yargılama usulünün uygulanamayacağı haller nelerdir? Bu istisnaların getirilmesinin altında yatan temel hukuki mantık nedir? Özellikle 'soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar' açısından bu yasağın gerekçesini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193551

CMK m. 251/7'ye göre basit yargılama usulü; yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik halleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz. Bu istisnaların temel mantığı, bu durumlardaki faillerin veya suçların özel niteliği nedeniyle, savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesi ve maddi gerçeğin daha detaylı bir şekilde ortaya çıkarılabilmesi için duruşmalı yargılamanın zorunlu görülmesidir. Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı gibi durumlarda, failin durumu ve kusur yeteneği özel bir inceleme gerektirir ve bu kişilerin beyanlarının doğrudan hakim tarafından, bir duruşma ortamında alınması ve gözlemlenmesi önem arz eder. 'İzne veya talebe bağlı suçlar' açısından ise yasak, bu suçların niteliğinden kaynaklanır. Örneğin, Cumhurbaşkanına hakaret gibi soruşturması Adalet Bakanlığı iznine bağlı suçlarda veya kamu görevlisine hakaret gibi kovuşturması şikayet/talep şartına bağlı suçlarda, ilgili makamın (Bakanlık, kamu kurumu) iradesi yargılamanın başlaması için ön koşuldur. Bu tür suçlarda, genellikle kamusal bir menfaat veya kurumun saygınlığı da korunmaktadır. Basit yargılama usulü gibi dosya üzerinden ve hızlı bir şekilde karar verilen bir usulün, bu tür hassas ve kamusal boyutları olan suçlar için yeterli bir inceleme sağlamayacağı ve kurumların iradelerinin (izin/talep) tam olarak değerlendirilemeyeceği düşüncesi, bu yasağın temel gerekçesidir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-251-basit-yargilama-usulu.html).