Nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158) suçunda, suçun 'üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi' (m. 158/3) ile 'suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi' (m. 158/3) halleri arasındaki temel fark nedir? Bu iki nitelikli halin bir arada uygulanması mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193545

İki hal de suçu ağırlaştıran nitelikli haller olmakla birlikte aralarında önemli bir fark vardır. 'Üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi', suçun iştirak halinde ve belirli bir sayıdaki kişi tarafından işlenmesini ifade eder. Bu kişilerin arasında sürekli, hiyerarşik bir bağ veya örgütlü bir yapı olması aranmaz; suçun işlenmesi için bir araya gelmiş olmaları yeterlidir. Bu durumda ceza yarı oranında artırılır. 'Suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi' ise, failin TCK m. 220'de tanımlanan, süreklilik, hiyerarşi ve suç işleme amacı taşıyan bir suç örgütünün üyesi veya yöneticisi olarak bu suçun işlenmesine katılmasını gerektirir. Burada rastgele bir araya gelme değil, organize bir yapı söz konusudur. Bu durumda ceza bir kat artırılır. Bu iki nitelikli halin bir arada uygulanması mümkün değildir. Çünkü bir suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenen suç, tanımı gereği genellikle üç veya daha fazla kişiyi içerir. Kanun koyucu, örgütlü suçları daha tehlikeli görerek daha ağır bir ceza artırımı (bir kat) öngörmüştür. Bu özel bir düzenlemedir. Dolayısıyla, suç bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmişse, sadece 'örgüt' nedeniyle ceza bir kat artırılır, ayrıca 'üç veya daha fazla kişi' nedeniyle yarı oranında bir artırım daha yapılamaz. Bu, 'ne bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez cezalandırmama) ilkesinin bir yansımasıdır (www.zulkufarslan.av.tr/kamu-kurumunun-arac-olarak-kullanilmasi/).