İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçu (TCK m. 176), bir 'somut tehlike' suçu olarak tanımlanmıştır. Bu ne anlama gelmektedir? İnşaat sahasında gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle bir işçinin yaralanması veya ölmesi durumunda, fail (örneğin müteahhit) hem TCK m. 176'dan hem de taksirle yaralama/öldürme suçlarından mı sorumlu tutulur? Fikri içtima kurallarını bu bağlamda açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193539

TCK m. 176'nın 'somut tehlike' suçu olması, suçun oluşabilmesi için fiilen bir zararın (ölüm, yaralanma) meydana gelmesinin şart olmadığı, ancak insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından somut bir tehlikenin ortaya çıkmasının yeterli olduğu anlamına gelir. Yani, gerekli tedbirlerin alınmamasıyla tehlikenin doğması suçun tamamlanması için yeterlidir. Bu suç, önleyici bir nitelik taşır. Eğer tedbirlerin alınmaması sonucunda bir kişi yaralanır veya ölürse, yani zarar neticesi de gerçekleşirse, bu durumda 'farklı neviden fikri içtima' (TCK m. 44) kuralları uygulanır. Fail, işlediği tek bir fiil (tedbir almama) ile birden fazla farklı suç tanımını (hem TCK m. 176 hem de taksirle yaralama/öldürme) ihlal etmiştir. Bu durumda, kanun gereği faile sadece cezası en ağır olan suçtan ceza verilir. Taksirle yaralama (TCK m. 89) veya taksirle öldürme (TCK m. 85) suçlarının cezaları, TCK m. 176'dan daha ağır olduğu için, fail bu suçlardan sorumlu tutulur, ayrıca TCK m. 176'dan ceza verilmez. Tehlike suçu, daha ağır olan zarar suçunun içinde erir ve onun tarafından tüketilir (avmehmetgenc.com/insaatla-veya-yikimla-ilgili-emniyet-kurallarina-uymama-sucu-ve-cezasi).