Ağır Ceza Mahkemelerinin görev alanı hangi kriterlere göre belirlenir? Bir suçun Ağır Ceza Mahkemesinin görevine girip girmediği tespit edilirken, kanunda o suç için öngörülen cezanın 'temel şekli' mi, yoksa 'nitelikli halleri' mi dikkate alınır? 'İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması' tedbirine karar verme yetkisi neden Ağır Ceza Mahkemesine verilmiştir?
Ağır Ceza Mahkemelerinin görev alanı, 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesinde iki temel kritere göre belirlenir: 1) Suç Tipine Göre (Katalog Suçlar): Kanunda ismen sayılan yağma, nitelikli dolandırıcılık, hileli iflas, devlete karşı işlenen suçlar, anayasal düzene karşı suçlar gibi belirli suçlar doğrudan Ağır Ceza Mahkemesinin görevine girer. 2) Cezanın Miktarına Göre: Katalogda sayılmasa bile, kanunda öngörülen cezası 'ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis' olan tüm suçlara ilişkin davalara Ağır Ceza Mahkemesi bakar. Bir suçun görev yönünden değerlendirilmesinde, suçun kanunda düzenlenen temel şeklinin ceza miktarı değil, iddianamede sevk maddesi olarak gösterilen ve uygulanması talep edilen nitelikli hallerin ceza miktarı dikkate alınır. 'İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması' (CMK m. 135) gibi temel hak ve özgürlüklere ağır müdahale niteliğindeki koruma tedbirlerine karar verme yetkisi, bu tedbirlerin hassasiyeti ve önemi nedeniyle, heyet halinde (bir başkan, iki üye) karar veren ve daha tecrübeli hakimlerden oluşan Ağır Ceza Mahkemesine özel olarak verilmiştir. Bu kararların oybirliği ile alınması da ek bir güvence olarak öngörülmüştür (kadimhukuk.com.tr/makale/agir-ceza-mahkemesi-nedir/).