Sebepsiz zenginleşme davasının 'tali (ikincil) nitelikte' olması ne anlama gelmektedir? Tapuda kayıtlı bir taşınmazın, noter tarafından düzenleme şeklinde yapılmayan harici bir sözleşme ile satılması durumunda, alıcının ödediği parayı geri almak için açacağı davanın hukuki niteliği nedir? Alıcı, bu durumda mülkiyetin devrini talep edebilir mi?
Sebepsiz zenginleşme davasının 'tali (ikincil) nitelikte' olması, malvarlığındaki azalmanın başka bir asli nitelikteki dava (örneğin, sözleşmeye dayalı alacak davası, mülkiyete dayalı istihkak davası, haksız fiile dayalı tazminat davası) ile geri alınmasının mümkün olduğu durumlarda sebepsiz zenginleşme davasının açılamayacağı anlamına gelir. Yani, sebepsiz zenginleşme, diğer hukuki yolların kapalı olduğu durumlarda başvurulabilecek bir 'yedek' dava türüdür (HGK-K.2021/885). Tapuda kayıtlı bir taşınmazın satışı, resmi şekilde (tapu sicil müdürlüğünde) yapılmadıkça hukuken kesin olarak geçersizdir (TMK m. 706). Noterde yapılan satış vaadi değil de, adi yazılı veya noterde onaylama şeklinde yapılan satış sözleşmesi de geçersizdir. Geçersiz bir sözleşme, taraflar arasında hak ve borç doğurmaz. Bu nedenle alıcı, bu geçersiz sözleşmeye dayanarak mülkiyetin kendisine devredilmesini (tapu iptal ve tescil) talep edemez. Alıcının ödediği satış bedelini geri istemek için açacağı davanın hukuki niteliği, 'geçersiz bir sebebe' dayandığı için tam olarak sebepsiz zenginleşme davasıdır (TBK m. 77 vd.). Alıcı, ödediği paranın, 'denkleştirici adalet' ilkesi gereğince ödeme tarihindeki alım gücüne güncellenerek iadesini talep edebilir (Y3HD-K.2021/8631) (barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/sebepsiz-zenginlesme-davasi-nedir.html).