Bir işyeri kiracısı, daha az stopaj vergisi ödemek amacıyla mal sahibi ile anlaşarak vergi dairesine düşük bedelli, kendi aralarında ise yüksek bedelli olmak üzere iki ayrı kira sözleşmesi yapmıştır. Bu eylemin Türk Ceza Kanunu ve Vergi Usul Kanunu açısından hukuki sonuçları nelerdir? Taraflar arasında bir uyuşmazlık çıktığında, Yargıtay hangi sözleşmeyi geçerli kabul etmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193507

Bu eylem hem ceza hukuku hem de vergi hukuku açısından suç teşkil eder. Vergi hukuku açısından, gerçek kira bedelinin gizlenmesi suretiyle vergi kaçırılmaktadır. Bu durumda, Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca kayba uğratılan verginin bir katı kadar 'vergi ziyaı cezası' kesilir. Ceza hukuku açısından ise, eğer kiracı vergi dairesine sunduğu düşük bedelli sözleşmede mal sahibinin imzasını taklit etmişse, bu eylem TCK kapsamında 'özel belgede sahtecilik' suçunu oluşturur ve 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülür. Yargıtay, taraflar arasında uyuşmazlık çıktığında, vergi dairesine sunulan düşük bedelli sözleşmeyi 'muvazaalı' (danışıklı), yüksek bedelli olanı ise 'gerçek iradeyi yansıtan geçerli sözleşme' olarak kabul etmektedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/7188 E. sayılı kararı bu yöndedir. Gerekçe olarak, kiracının daha yüksek bedelli bir sözleşmeyi imzalaması için makul bir neden olmaması ve hayatın olağan akışına göre asıl amacın vergi kaçırmak olduğu belirtilmektedir (kadimhukuk.com.tr/makale/stopaji-dusuk-odemek-icin-2-kira-sozlesmesi-yapmak/).