Hayasızca hareketler suçunun (TCK m. 225) manevi unsuru nedir? Bir kişinin, Antalya'da 3. kattaki evinin içinde şortla gezmesinin, karşı apartmandan görüldüğü iddiasıyla bu suçtan cezalandırılması, suçun manevi unsuru açısından nasıl bir sorun teşkil eder? Yargıtay kararındaki karşı oyda bu durum nasıl izah edilmiştir?
Hayasızca hareketler suçunun manevi unsuru 'genel kast'tır. Failin, eyleminin (cinsel ilişki veya teşhircilik) aleni bir ortamda gerçekleştiğini veya aleni bir yerden görülebileceğini bilmesi ve bu sonucu isteyerek hareket etmesi gerekir. Yani, failin teşhircilik kastıyla hareket etmesi zorunludur. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016/16129 E. sayılı kararındaki karşı oyda belirtildiği üzere, bir kişinin kendi evinin mahremiyeti içinde, 3. katta şortla veya iç çamaşırıyla gezmesi eyleminin, dışarıdaki kişilere yönelik bir 'teşhircilik kastı' ile yapıldığını varsaymak hayatın olağan akışına aykırıdır. Suçun manevi unsurunun oluşabilmesi için, failin eylemini başkaları tarafından görülmesi amacıyla veya görüleceğini bilerek ve bunu umursayarak (olası kast) yapması gerekir. Özel bir çaba ile veya tesadüfen görülen, kişinin kendi özel yaşam alanı içindeki bir davranışın, teşhircilik kastı olmaksızın bu suçu oluşturduğu kabul edilemez. Karşı oy, bu durumda sanığın kastının varlığının şüpheli olduğunu ve şüpheden sanığın yararlanması gerektiğini savunarak, suçun manevi unsurunun oluşmadığını belirtmektedir (oner.av.tr/hayasizca-hareketler-sucu-ve-cezasi/).