Anlaşmalı boşanma davasında, tarafların duruşmada protokolü kabul ettiklerini beyan etmelerinden sonra, fakat karar kesinleşmeden önce, taraflardan birinin anlaşmadan dönmesi mümkün müdür? Bu durumda mahkeme nasıl bir yol izlemelidir? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2014/22815 E. sayılı kararında benimsediği çözüm nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193482

Evet, mümkündür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2014/22815 E., 2015/5298 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki iradelerinden dönmelerini engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Anlaşmalı boşanma (TMK m. 166/3), sadece boşanma iradesini değil, aynı zamanda boşanmanın mali sonuçları (nafaka, tazminat) ve çocukların durumu (velayet, kişisel ilişki) üzerindeki tam bir mutabakatı gerektirir. Taraflardan biri, karar kesinleşmeden önce bu mutabakattan dönerse, anlaşmalı boşanmanın şartları ortadan kalkmış olur. Bu durumda mahkemenin yapması gereken, anlaşmalı boşanma davasını reddetmek değil, davayı TMK m. 166/1-2 maddeleri uyarınca 'çekişmeli boşanma' davasına dönüştürerek yargılamaya devam etmektir. Mahkeme, taraflara iddia ve savunmalarını (kusur vakıalarını) ve delillerini sunmaları için süre vermeli, dilekçeler aşamasını tamamlatmalı ve davayı çekişmeli olarak görüp sonucuna göre bir karar vermelidir (www.zulkufarslan.av.tr/anlasmali-bosanmada-hakim-yetkisi/).