İşlenen bir suçta, failin kast veya taksirine göre cezalandırılacağı belirtilir. TCK m. 22'ye göre 'basit taksir' ile 'bilinçli taksir' arasındaki temel fark nedir? Bir sürücünün, kırmızı ışıkta geçmenin kaza riskini öngörmesine rağmen 'bir şey olmaz' diyerek geçmesi ve bir yayaya çarparak yaralanmasına neden olması durumunda hangi taksir türü söz konusu olur ve bu durum cezasını nasıl etkiler?
TCK m. 22'ye göre taksir, 'dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi'dir. Basit taksir ile bilinçli taksir arasındaki temel fark, failin neticeyi 'öngörüp öngörmemesi' noktasındadır. 1) Basit Taksir (m. 22/2): Fail, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranır, ancak bu davranışının suç teşkil eden bir neticeye yol açabileceğini öngörmez. Ortalama bir insanın öngörebileceği bir neticeyi, fail kendi dikkatsizliği yüzünden öngörememiştir. 2) Bilinçli Taksir (m. 22/3): Fail, neticenin gerçekleşebileceğini öngörür, fakat neticenin meydana gelmesini istemez. Fail, şansına, tecrübesine veya yeteneğine güvenerek neticenin gerçekleşmeyeceği inancıyla hareket eder. Sorudaki örnekte, sürücü kırmızı ışıkta geçmenin tehlikesini ve bir kazaya yol açabileceğini 'öngörmüş' ancak bu neticenin gerçekleşmeyeceğine güvenerek ('bir şey olmaz' diyerek) eylemi gerçekleştirmiştir. Bu durum, tipik bir 'bilinçli taksir' halidir. Bilinçli taksir durumunda, TCK m. 22/3 uyarınca, taksirli suça ilişkin temel ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Dolayısıyla bilinçli taksir, basit taksire göre daha ağır bir kusur hali olarak kabul edilir ve daha ağır bir cezai yaptırıma bağlanmıştır (www.zulkufarslan.av.tr/yayaya-ceza-verilir-mi/).