506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddesine göre '3600 günden emeklilik' hakkından yararlanan bir kişi ile 5510 sayılı Kanun'un genel hükümlerine göre normal prim gün sayısını (örneğin 7200 gün) doldurarak emekli olan bir kişi arasında, bağlanacak emekli aylığı miktarında neden bir fark oluşur? Emekli maaşı hesaplamasında etkili olan temel faktörler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193468

İki durum arasında emekli aylığı miktarında fark oluşmasının temel sebebi, emekli aylığı hesaplama sisteminin mantığıdır. Türkiye'de emekli aylığı, sigortalının çalışma hayatı boyunca üzerinden prim ödenen kazançlarının (SPEK - Sigorta Primine Esas Kazanç) toplamına ve ödenen prim gün sayısına göre belirlenen 'aylık bağlama oranı (ABO)' ile hesaplanır. Temel faktörler şunlardır: 1) Toplam Prim Gün Sayısı: Prim gün sayısı ne kadar fazlaysa, aylık bağlama oranı o kadar yüksek olur. 3600 gün üzerinden emekli olan birinin ABO'su, 7200 gün üzerinden emekli olan birine göre doğal olarak daha düşüktür. 2) Üzerinden Prim Ödenen Kazanç: Emekli maaşını en çok etkileyen faktör, sigortalının çalışma hayatı boyunca SGK'ya bildirilen brüt kazancıdır. Yüksek kazanç üzerinden prim ödeyenin aylığı yüksek, asgari ücret üzerinden prim ödeyenin aylığı düşük olur. 3) Çalışma Dönemleri: Emeklilik maaşı hesaplamasında 2000 öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası olmak üzere üç farklı dönem ve bu dönemlere ait farklı katsayılar ve hesaplama yöntemleri kullanılır. 2000 öncesi dönemde aylık bağlama oranları daha yüksekti. 3600 günden emeklilik, daha az prim günüyle emekli olma imkanı tanıyan bir 'yaşlılık aylığı' türüdür. Ancak bu, daha az prim ödenmesi ve daha düşük bir aylık bağlama oranı anlamına geldiği için, normal şartlarda emekli olan birine göre genellikle daha düşük bir emekli aylığı bağlanmasıyla sonuçlanır (kadimhukuk.com.tr/makale/3600-gunden-emeklilik-nedir-sartlari/).