Eşlerden birinin 'narsistik kişilik bozukluğu'na sahip olması, tek başına özel bir boşanma sebebi (örneğin akıl hastalığı) teşkil eder mi? Narsist bir eşin, diğer eşe yönelik sürekli aşağılayıcı, küçük düşürücü ve manipülatif davranışları, boşanma davasında hangi hukuki sebebe dayandırılmalı ve nasıl ispatlanmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193441

Narsistik kişilik bozukluğu, Tıbbi olarak bir kişilik bozukluğu olarak sınıflandırılsa da, TMK m. 165'te düzenlenen 'akıl hastalığı' nedeniyle boşanma davası için aranan 'ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi' ve 'hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi' şartlarını genellikle karşılamaz. Bu nedenle tek başına özel bir boşanma sebebi değildir. Narsist eşin sürekli aşağılayıcı, küçük düşürücü, eleştiriye tahammülsüz, empatiden yoksun ve manipülatif davranışları, diğer eş için ortak hayatı çekilmez hale getireceğinden, TMK m. 166/1'de düzenlenen 'evlilik birliğinin temelinden sarsılması' genel boşanma sebebine dayandırılmalıdır. Bu davranışlar, 'duygusal şiddet' ve 'psikolojik şiddet' olarak nitelendirilir ve narsist eşin tam kusurlu olduğunun kabulünü sağlar. İspat için şu delillere başvurulabilir: 1) Tanık Beyanları: Bu davranışlara şahit olan aile üyeleri, arkadaşlar veya komşuların beyanları. 2) Uzman Raporu/Görüşü: Mahkeme, davalı eşin narsistik kişilik özellikleri taşıyıp taşımadığının tespiti için adli psikiyatri veya psikoloji uzmanından bilirkişi raporu alabilir. Taraflar da uzman görüşü sunabilir. 3) Diğer Deliller: Sosyal medya paylaşımları, mesajlaşmalar, e-postalar gibi narsist davranışları ve uygulanan psikolojik şiddeti ortaya koyan her türlü yazılı ve görsel materyal delil olarak kullanılabilir (kadimhukuk.com.tr/makale/narsist-esten-bosanma/).