Boşanma davasında mahkemenin verdiği nihai kararın kesinleşmesi ne anlama gelir ve bu kesinleşme hangi yollarla sağlanır? Tarafların, gerekçeli kararın tebliğinden sonra istinaf yoluna başvurmaması ile istinaf haklarından feragat etmeleri arasında, kararın kesinleşme zamanı açısından bir fark var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193435

Boşanma kararının kesinleşmesi, karara karşı olağan kanun yollarının (itiraz, istinaf, temyiz) tükenmesi veya bu yollara başvurma sürelerinin geçmesiyle kararın artık değiştirilemez ve tartışılamaz hale gelmesidir. Hukuki sonuçlarını (nüfusa tescil, soyadı değişikliği vb.) ancak kesinleştikten sonra doğurur. Kesinleşme üç şekilde sağlanır: 1) Kanun Yolu Süresinin Geçmesi: Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık istinaf süresi içinde taraflar kanun yoluna başvurmazsa, süre sonunda karar kendiliğinden kesinleşir. 2) Kanun Yolundan Feragat: Taraflar, 2 haftalık sürenin dolmasını beklemeden, mahkemeye verecekleri bir dilekçe ile istinaf haklarından feragat ettiklerini beyan edebilirler. Bu durumda karar, feragat dilekçesinin dosyaya girmesiyle derhal kesinleşir. 3) Kanun Yollarının Tüketilmesi: Taraflardan biri veya her ikisi istinaf yoluna başvurursa, karar Bölge Adliye Mahkemesi'nin (ve şartları varsa Yargıtay'ın) onama kararı vermesi ve bu karara karşı diğer kanun yollarının da tükenmesiyle kesinleşir. Evet, istinaf yoluna başvurmamak ile feragat etmek arasında kesinleşme zamanı açısından fark vardır. Feragat, sürenin dolmasını beklemeden kararı kesinleştirdiği için süreci hızlandıran bir yoldur. Özellikle anlaşmalı boşanmalarda taraflar bu yolu tercih ederek kararın daha çabuk kesinleşmesini sağlayabilirler (kadimhukuk.com.tr/makale/bosanma-davasinda-karar-ne-zaman-kesinlesir/).