Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik m. 32/9, iyi halli hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumundan açık kuruma, geçirmeleri gereken sürenin 1/10'u kadar daha erken ayrılabilmelerine imkan tanımaktadır. Metinde, bu düzenlemenin uygulanmasında, özellikle örgütlü suçlardan hükümlüler açısından ne gibi 'fiili imkansızlıklar' bulunduğu belirtilmektedir? Bu durum, 'hukuk devleti' ilkesi ve 'haklı beklenti' kavramı açısından ne gibi sorunlar doğurmaktadır?
Metinde, 1/10 erken ayrılma imkanının 'gelişim puanı' sistemine dayandığı, erken iyileşme için 80 puanın aşılması gerektiği belirtilmektedir. Ancak, bu puanı almayı sağlayan kriterlerin (örneğin, işyurdu atölyelerinde çalışma, kurslara katılma) birçok kapalı ceza infaz kurumunda fiilen mevcut olmadığı vurgulanmaktadır. Bu durum, hükümlülerin kendi kusurları olmaksızın, idarenin yetersizliği nedeniyle lehe olan bir haktan yararlanamamasına yol açmaktadır. Özellikle örgütlü suçlardan hükümlülerin ise çalıştırılmasının mümkün olmaması nedeniyle bu puanlama sisteminden yararlanması neredeyse tamamen imkansız hale gelmektedir. Bu durum, 'hukuk devleti' ilkesi açısından ciddi sorunlar yaratır. Çünkü hukuk devleti, öngörülebilir, ulaşılabilir ve uygulanabilir kurallar koymayı gerektirir. Kanun altı bir düzenleme ile tanınan bir hakkın, yine idarenin kendi eksiklikleri nedeniyle 'fiilen imkansız' hale getirilmesi bu ilkeyle çelişir. Ayrıca, 01.01.2022'de başlayan bu uygulama, hükümlülerde meşru ve 'haklı bir beklenti' oluşturmuştur. Hukuk devletinde, idarenin eylem ve işlemlerine güvenerek oluşan bu tür haklı beklentilerin korunması esastır. Bu beklentinin fiili imkansızlıklar nedeniyle boşa çıkarılması, idareye olan güveni sarsar ve adalet duygusunu zedeler (sen.av.tr/tr/makale/acik-kuruma-oraninda-erken-ayrilmanin-fiili-imkansizligi).