Ceza Muhakemesi Kanunu'na (CMK) göre 'ifade alma' ve 'sorgu' arasındaki temel farklar nelerdir? Bir şüphelinin, kolluk tarafından alınan ifadesi ile daha sonra savcılık veya hakimlik tarafından yapılan sorgusundaki beyanları arasında çelişki olması durumunda, bu durumun yargılama sürecindeki hukuki sonucu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193413

CMK uyarınca 'ifade alma', şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet Savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesidir. 'Sorgu' ise şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından suçla ilgili olarak dinlenilmesidir (CMK m. 147). Temel fark, ifade almanın savcı veya kolluk tarafından, sorgunun ise yargısal bir makam olan hakim/mahkeme tarafından yapılmasıdır. İfade alma soruşturma evresinde, sorgu ise hem soruşturma (Sulh Ceza Hakimi tarafından) hem de kovuşturma (görevli mahkeme tarafından) evresinde yapılabilir. Şüphelinin/sanığın önceki ifadeleri ile sonraki beyanları arasında çelişki olması durumunda, hakim bu çelişkinin nedenini sorabilir. Bu çelişki, sanığın beyanlarının güvenilirliğini zayıflatabilir ve aleyhine bir delil olarak değerlendirilebilir. Özellikle kollukta avukatsız ve baskı altında verildiği iddia edilen bir ifadenin, daha sonra hakim önünde avukat eşliğinde değiştirilmesi sıkça rastlanan bir durumdur. Hakim, bu çelişkiyi diğer delillerle birlikte serbestçe takdir ederek bir kanaate varacaktır. Bu nedenle, ilk ifadenin dahi dikkatli ve bir müdafi yardımıyla verilmesi, yargılamanın ilerleyen safhaları için kritik öneme sahiptir (avukaterdemozkan.com/ceza-hukuku/ifadeye-cagrilmak-ifade-vermek/).