Trafik siciline kayıtlı bir motorlu aracın mülkiyetinin devrine ilişkin haricen (adi yazılı) yapılan bir sözleşmenin hukuki geçerliliği nedir? Bu geçersiz sözleşmeye dayanarak aracı teslim alan ve bedelini ödeyen alıcı, daha sonra aracın devrinin yapılmaması üzerine ödediği paranın iadesini talep ettiğinde, bu talebin hukuki dayanağı ne olmalıdır ve hangi zamanaşımı süresine tabidir?
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d maddesi uyarınca, trafik siciline kayıtlı araçların mülkiyetinin devrini öngören sözleşmelerin geçerli olabilmesi için noter tarafından 'düzenleme şeklinde' yapılması zorunludur. Bu, bir geçerlilik (sıhhat) şartıdır. Dolayısıyla, taraflar arasında adi yazılı olarak yapılan veya noterde sadece imza onayı şeklinde yapılan bir araç satış sözleşmesi, hukuken kesin olarak geçersizdir. Geçersiz sözleşmeler, taraflar arasında hak ve borç doğurmaz. Bu nedenle alıcı, geçersiz sözleşmeye dayanarak aracın mülkiyetinin kendisine devrini (tescilini) talep edemez. Alıcının ödediği paranın iadesi talebinin hukuki dayanağı, sözleşmenin geçersizliği sebebiyle 'sebepsiz zenginleşme'dir (TBK m. 77 vd.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2021/11812 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu tür uyuşmazlıklarda sebepsiz zenginleşmeye ilişkin zamanaşımı süreleri uygulanır. TBK m. 82'ye göre bu süre, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıldır (barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/sebepsiz-zenginlesme-davasi-nedir.html).