Ceza muhakemesindeki 'elkoyma' (CMK m. 127) tedbiri ile Kabahatler Kanunu'ndaki 'mülkiyetin kamuya geçirilmesi' (m. 18) yaptırımı arasındaki temel farkları; amaç, konu, karar mercii ve hukuki nitelik açısından karşılaştırınız. Bir suç şüphesiyle ele geçirilen eşya hakkında 'mülkiyetin kamuya geçirilmesi' kararı verilebilir mi?
İki kurum arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Hukuki Nitelik ve Amaç: Elkoyma, bir suç soruşturması veya kovuşturması sırasında delil elde etmek, korumak veya ileride müsadereye konu olabilecek eşyayı güvence altına almak amacıyla uygulanan geçici bir 'koruma tedbiridir'. Mülkiyetin kamuya geçirilmesi ise, bir kabahatin işlenmesi sonucunda uygulanan nihai bir 'idari yaptırımdır'. 2) Konu: Elkoyma, 'suçun' delilini oluşturan veya suçtan elde edilen eşya hakkında uygulanır. Mülkiyetin kamuya geçirilmesi ise, 'kabahatin' konusunu oluşturan veya kabahatin işlenmesiyle elde edilen eşya hakkında uygulanır. Dolayısıyla bir suç şüphesiyle ele geçirilen eşya hakkında 'mülkiyetin kamuya geçirilmesi' kararı verilemez; bu eşya hakkında ancak elkoyma ve yargılama sonunda TCK'daki 'müsadere' (TCK m. 54-55) kararı verilebilir. 3) Karar Mercii: Elkoyma kararı, kural olarak hâkim, gecikmesinde sakınca olan hallerde savcı veya kolluk amiri tarafından verilir (CMK m. 127). Mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı ise, kabahati tespit eden idari kurum (belediye encümeni, mülki idare amiri vb.) tarafından verilir. 4) Hukuki Sonuç: Elkoyma geçicidir, yargılama sonunda eşya iade edilebilir veya müsadere edilebilir. Mülkiyetin kamuya geçirilmesi ise kesinleştiğinde eşyanın mülkiyetini kalıcı olarak devlete veya ilgili kamu kurumuna geçirir (or.av.tr/el-koyma-ve-mulkiyetin-kamuya-gecirilmesi/).