Haksız tahrik (TCK m. 29) hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan temel koşullar nelerdir? Kasten yaralama (TCK m. 86) suçunda, ilk haksız hareketin mağdurdan değil de sanıktan geldiği bir durumda, sanığın haksız tahrik indiriminden yararlanması mümkün müdür? 'Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elem' unsurunu bu bağlamda yorumlayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193391

Haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için üç temel koşul aranır: 1) Tahriki oluşturan haksız bir fiil bulunmalıdır. 2) Fail, bu haksız fiilin yarattığı 'hiddet veya şiddetli elem' etkisi altında olmalıdır. 3) Suç, bu hiddet veya şiddetli elem hali içinde işlenmelidir. Haksız tahrikin temel mantığı, failin iradesini zayıflatan ve kusur yeteneğini azaltan, mağdurdan kaynaklanan haksız bir eyleme tepki olarak suç işlemesidir. Bu nedenle, kural olarak ilk haksız hareketin mağdurdan gelmesi gerekir. İlk haksız hareket sanıktan geldiyse, mağdurun bu haksız harekete karşı gösterdiği tepki (örneğin meşru savunma sınırlarını aşan bir karşılık), sanık için yeni bir haksız tahrik oluşturmaz. Sanık, kendi başlattığı haksız eylemin sonuçlarına katlanmak durumundadır. 'Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elem' unsuru, failin içinde bulunduğu sübjektif durumun, objektif olarak haksız bir fiilden kaynaklanması gerektiğini ifade eder. Kendi haksız eylemi nedeniyle karşılaştığı tepkiden dolayı hiddete kapılan fail, TCK m. 29'un korumasından yararlanamaz. Aksi bir yorum, haksız tahrik kurumunun amacına aykırı olur ve suçu başlatan kişiyi ödüllendirmek anlamına gelirdi (www.zulkufarslan.av.tr/ilk-haksiz-hareketin-saniktan-gelmesi/).