Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti suçu (TCK m. 186) ile zehirli madde katma suçu (TCK m. 185) arasındaki temel farklar nelerdir? Bir yemek şirketinin servis ettiği yemekte 'E-Coli' bakterisi tespit edilmesi ve bu nedenle insanların zehirlenmesi durumunda, şirket yetkilisinin eylemi hangi suç kapsamında değerlendirilmelidir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
Her iki suç da 'Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar' bölümünde yer alan somut tehlike suçlarıdır. Aralarındaki temel fark, suçun işleniş biçimindedir. TCK m. 185 (Zehirli Madde Katma), içilecek veya yenilecek şeylere aktif bir eylemle 'zehir katmak' veya 'başka suretlerle bozmak' fiillerini düzenler. TCK m. 186 (Bozulmuş Gıda Ticareti) ise, zaten 'bozulmuş veya değiştirilmiş' olan gıda veya ilaçları 'satmak, tedarik etmek veya bulundurmak' fiillerini suç olarak tanımlar. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2016/1095 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bir yemekte patojen mikroorganizma olan 'E-Coli' bakterisinin tespit edilmesi, gıdanın kendiliğinden veya üretim/saklama koşullarındaki hijyen eksikliği nedeniyle bozulduğunu gösterir. Bu durumda faillerin eylemi, aktif olarak zehir katma (TCK m. 185) değil, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş olan bu gıdayı satma/sunma fiilini oluşturduğu için TCK m. 186 kapsamında değerlendirilmelidir. Eğer fiil dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak işlenmişse (taksirle), bu durumda TCK m. 185/2 gündeme gelebilir. Ancak sorudaki örnekte ticari bir faaliyet söz konusu olduğundan, kasıt veya olası kastın varlığı daha muhtemeldir ve eylem TCK m. 186/1 kapsamında kalacaktır (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/bozulmus-veya-degistirilmis-gida-veya-ilac-ticareti-sucu-cezasi-nedir.html; barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/yiyecek-icecek-ve-sulara-zehirli-madde-katma-sucu.html).