Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/10560 K. sayılı kararında, aylık kirası 2.000 TL olan bir sözleşme varken, aynı tarihli ve 220 TL bedelli ikinci bir kira sözleşmesinin varlığı durumunda, düşük bedelli sözleşmenin muvazaalı kabul edilmesinde hangi gerekçeler öne sürülmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193349

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/10560 K. sayılı kararında, 220 TL bedelli sözleşmenin muvazaalı (hileli), 2.000 TL bedelli sözleşmenin ise geçerli kabul edilmesinde şu gerekçeler öne sürülmüştür: 1) İmzanın İnkar Edilmemesi: Davalı kiracı, takibe dayanak olan yüksek bedelli (2.000 TL) sözleşmedeki imzasını inkar etmemiştir. Sadece sözleşmeyi boş olarak imzaladığını savunmuş, ancak Yargıtay 'boş sözleşmeye imza atanın sonradan bunun sözleşmeye aykırı doldurulduğuna ilişkin beyanına itibar edilemeyeceğini' belirtmiştir. 2) Fesih Şerhinin Bulunmaması: Davalının sunduğu düşük bedelli sözleşmede, daha önce imzalanan yüksek bedelli sözleşmenin feshedildiğine veya geçersiz kılındığına dair bir şerh veya açıklama bulunmamaktadır. 3) Hayatın Olağan Akışına Aykırılık: Yüksek bedelli bir sözleşme yapıldıktan sonra, aynı gün kira bedelinin fahiş bir oranda 2.000 TL'den 220 TL'ye indirilmesi, 'hayatın olağan akışına aykırıdır'. Bu durum, düşük bedelli sözleşmenin gerçek kira bedelini yansıtmadığını, başka bir amaçla (muhtemelen stopaj için) düzenlendiğini göstermektedir. 4) Bilirkişi Raporu: Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarının da, o dönemde kiralananın aylık kirasının 220 TL olamayacağını doğrulaması, yüksek bedelli sözleşmenin gerçek duruma uygun olduğunu desteklemiştir. (kadimhukuk.com.tr/makale/stopaji-dusuk-odemek-icin-2-kira-sozlesmesi-yapmak/)