5271 sayılı CMK'nın 147. maddesi uyarınca, şüpheli veya sanığa, 'şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği' hakkının hatırlatılmasının pratik anlamı nedir? Bu hak, hangi temel ceza muhakemesi ilkesinin bir yansımasıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193348

Bu hakkın (CMK m. 147/1-f) hatırlatılmasının pratik anlamı, şüpheliye veya sanığa, soruşturma ve kovuşturma sürecinde pasif bir obje olmadığını, aksine kendi masumiyetini ispatlamak için aktif bir rol üstlenebileceğini bildirmektir. Bu hak kapsamında şüpheli, lehine olan delillerin (örneğin, belirli bir tanığın dinlenmesi, bir kamera kaydının getirtilmesi, bir belgenin incelenmesi için bilirkişi atanması gibi) toplanmasını savcılık veya mahkemeden talep edebilir. Bu hak, ceza muhakemesinin temel ilkelerinden olan 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerinin bir yansımasıdır. 'Silahların eşitliği' ilkesi, iddia makamı (savcılık) ile savunma makamının (şüpheli/sanık ve müdafii) delillere ulaşma ve delil sunma konusunda eşit imkanlara sahip olmasını gerektirir. Şüphelinin sadece aleyhindeki delillere katlanmakla kalmayıp, kendi lehine olan delillerin de toplanmasını isteyebilmesi, bu dengenin kurulmasına hizmet eder. Bu hak, aynı zamanda maddi gerçeğe ulaşma amacına da katkıda bulunur. (avukaterdemozkan.com/ceza-hukuku/ifadeye-cagrilmak-ifade-vermek/)