5235 sayılı Kanun m. 12'ye göre, on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara bakma görevi Ağır Ceza Mahkemesine aittir. Bu ceza sınırı belirlenirken, suçun kanundaki temel cezasının üst sınırı mı, yoksa nitelikli haller ve artırım sebepleriyle ulaşılabilecek nihai ceza mı dikkate alınır?
Görevli mahkeme belirlenirken, suçun kanundaki temel cezasının üst sınırı değil, iddianamede anlatılan olayda uygulanması muhtemel tüm nitelikli haller, artırım sebepleri (teşebbüs, iştirak, tekerrür hariç) ve zincirleme suç hükümleri dikkate alınarak ulaşılabilecek nihai cezanın üst sınırı esas alınır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre görev, iddianamedeki sevk maddelerine ve olayın anlatımına göre belirlenir. Örneğin, kasten yaralama suçunun temel halinin (TCK m. 86/1) cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapistir ve bu haliyle asliye ceza mahkemesinin görevine girer. Ancak, eğer bu suç silahla (m. 86/3-e) işlenmişse, ceza yarı oranında artırılacağından üst sınır 4.5 yıla çıkar ve görev yine asliye cezadadır. Fakat aynı suç, TCK m. 87/4'teki neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerden birine (örneğin, yaşamı tehlikeye sokan durum) neden olmuşsa ve cezanın üst sınırı on yılı aşıyorsa, bu durumda görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi olur. Dolayısıyla, görev belirlenirken suçun tüm unsurlarıyla birlikte değerlendirilmesi ve olası en yüksek ceza miktarının dikkate alınması gerekir. (kadimhukuk.com.tr/makale/agir-ceza-mahkemesi-nedir/)