Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti suçunda (TCK m. 186), suçun oluşması için failin eylemi ile bir zararın (örneğin, zehirlenme) meydana gelmesi şart mıdır? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193311

Hayır, şart değildir. TCK m. 186'da düzenlenen suç, bir 'somut tehlike' suçudur. Madde gerekçesinde ve Yargıtay'ın istikrarlı uygulamasında belirtildiği üzere, suçun oluşması için, bozulmuş veya değiştirilmiş gıdanın satılması, tedarik edilmesi veya bu amaçla bulundurulması ile 'kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürmesi' yeterlidir. Bir kimsenin bu gıdadan yiyerek fiilen zehirlenmesi veya zarar görmesi, suçun oluşumu için zorunlu bir unsur değildir. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2016/317 K. sayılı kararında olduğu gibi, gıda zehirlenmesi iddiası olsa bile, eğer gıdadan numune alınarak analiz yapılamamışsa ve gıdanın sağlığa zararlı olduğu bilimsel olarak tespit edilememişse, sırf zehirlenme iddiasına dayanılarak mahkumiyet kurulamayabilir. Buna karşılık, Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2014/9759 K. sayılı kararında olduğu gibi, son kullanma tarihi geçmiş bir ürünün reyonda bulundurulması ve bu üründen içen bir çocuğun zarar görmesi, hem tehlikenin varlığını hem de suçun oluştuğunu somutlaştıran bir durum olarak kabul edilmiştir. Özetle, önemli olan tehlikenin varlığıdır, zararın gerçekleşmesi şart değildir. (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/bozulmus-veya-degistirilmis-gida-veya-ilac-ticareti-sucu-cezasi-nedir.html)