Bir polis memurunun, 'yaptığı tahkikat esnasında ifadelerine müracaat lazım gelen kimseleri çağırması ve kendilerine lüzumu olan şeyleri sorması' (PVSK m. 15), ifade alma sırasında şüpheliyi suçlayıcı veya yönlendirici beyanlarda bulunma yetkisi verir mi?
Hayır, vermez. PVSK m. 15'teki bu yetki, polise sadece olayla ilgili maddi gerçeği ortaya çıkarmak amacıyla 'soru sorma' yetkisi verir. Metinde de vurgulandığı gibi, 'Kolluk şüphelinin ifadesini aynen ifade tutanağına geçirmekle yükümlüdür. İfadeye çağıran polis memuru olayla ilgili kendiliğinden değerlendirme yapamaz veya şüpheliyi suçlayamaz.' İfade alma işlemi, bir sorgulama veya yargılama değildir. Kolluk görevlisi, tarafsız bir şekilde şüphelinin beyanlarını almak ve kayda geçirmekle yükümlüdür. Şüpheliyi suçlayıcı, aşağılayıcı, yönlendirici veya baskı altına alıcı davranışlarda bulunması, CMK'daki 'yasak ifade alma yöntemleri' (CMK m. 148) kapsamına girebilir ve bu şekilde alınan ifadenin hukuki geçerliliğini ortadan kaldırır. Soruşturma aşamasında şüpheli hakkında karar verme (tutuklamaya sevk, dava açma, takipsizlik vb.) yetkisi münhasıran Cumhuriyet Savcısına aittir, polise değil. (avukaterdemozkan.com/ceza-hukuku/ifadeye-cagrilmak-ifade-vermek/)