6100 sayılı HMK'nın 25. maddesinde düzenlenen 'taraflarca getirilme ilkesi', boşanma davalarında mutlak olarak uygulanır mı? Hakimin, tarafların ileri sürmediği bir vakıayı re'sen dikkate alabileceği durumlar var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193305

Kural olarak, boşanma davaları da HMK'daki 'taraflarca getirilme ilkesi'ne tabidir. Yani, davanın maddi temelini oluşturan vakıaları taraflar ileri sürer, hakim bu vakıalarla bağlıdır. Ancak, boşanma davalarının kamu düzenini ve özellikle 'çocuğun üstün yararını' yakından ilgilendirmesi nedeniyle, bu ilkenin mutlak olarak uygulandığı söylenemez. Hakim, özellikle velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası gibi çocukları ilgilendiren konularda, tarafların iddia ve talepleriyle bağlı değildir. Örneğin, taraflar velayet konusunda anlaşmış olsalar bile, hakim bu anlaşmanın çocuğun üstün yararına aykırı olduğunu tespit ederse, tarafların ileri sürmediği bir vakıayı (örneğin, bir ebeveynin çocuğun gelişimine zararlı bir alışkanlığı olduğunu) re'sen araştırabilir, bu konuda delil toplayabilir ve tarafların anlaşmasının aksi yönünde bir karar verebilir. Bu durum, boşanma davalarının özel niteliğinden ve hakimin kamu düzenini koruma yükümlülüğünden kaynaklanan bir istisnadır. (www.zulkufarslan.av.tr/taniklarin-dinlenilmemesi/ - genel hukuk prensiplerinden çıkarım.)