Anayasa Mahkemesi'nin 25/06/2020 tarihli iptal kararının, CMK m. 251'de düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanma alanını genişletmesinin temel hukuki mantığı, 'usul kurallarının derhal uygulanması' ilkesi ile 'lehe kanun' ilkesi arasındaki çatışmayı nasıl çözmesidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193298

Bu kararın temelindeki hukuki mantık, 'lehe kanun' ilkesine üstünlük tanımasıdır. Normalde, ceza muhakemesi kanunlarındaki değişiklikler 'derhal uygulanma' ilkesine tabidir; yani kanun yürürlüğe girdiği andan itibaren devam eden tüm işlemlere uygulanır, geçmişe yürümez. Ancak, Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2020/19676 K. sayılı kararında da atıf yapılan AYM kararının yorumu şöyledir: Eğer bir usul kuralı, sanığın alacağı cezanın miktarını veya niteliğini doğrudan etkileyen, yani 'maddi ceza hukukuna' ilişkin bir sonuç doğuruyorsa, bu durumda 'derhal uygulanma' ilkesi değil, ceza hukukunun temel prensibi olan 'lehe kanunun geçmişe yürümesi' ilkesi (TCK m. 7) uygulanır. Basit yargılama usulü, sonuç cezada 1/4 oranında indirim yapılmasını öngördüğü için (CMK m. 251/3), sanık lehine maddi bir sonuç doğurmaktadır. AYM, 7188 sayılı Kanun'un Geçici 5. maddesindeki 'kovuşturma evresine geçilmiş dosyalarda uygulanmaz' hükmünü, sanıkları bu lehe sonuçtan mahrum bıraktığı ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmiştir. Bu iptal, lehe olan bu maddi sonuç doğuran usul kuralının, henüz kesinleşmemiş tüm dosyalara uygulanmasının yolunu açarak, lehe kanun ilkesini derhal uygulanma ilkesine üstün kılmıştır. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-251-basit-yargilama-usulu.html)