2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 340. maddesi uyarınca verilen 'ödeme şartını ihlal' suçundan kaynaklanan tazyik hapsinin infazında, 5275 sayılı Kanun'da düzenlenen koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümleri neden uygulanmaz?
Bu hükümlerin uygulanmamasının temel sebebi, tazyik hapsinin hukuki niteliğidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin istikrarlı kararlarında (örneğin, 11. CD, E: 2014/17801, K: 2014/17713) belirtildiği üzere: 1) Tazyik Hapsi Bir 'Ceza' Değildir: Tazyik hapsi, bir suç karşılığı verilen ve TCK m. 45'te sayılan hapis 'cezalarından' biri değildir. Kişiyi, taahhüt ettiği bir borcu ödemeye zorlamak amacıyla uygulanan, CMK m. 2'de tanımlanan 'disiplin hapsi' niteliğinde bir yaptırımdır. Amacı cezalandırmak değil, bir yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamaktır. 2) 5275 Sayılı Kanun'un Kapsamı: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 1. maddesi, kanunun amacının 'ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı' olduğunu belirtir. Koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik gibi lehe infaz rejimleri de bu kanun içinde düzenlenmiştir. Tazyik hapsi, bu kanunun kapsamına giren bir ceza veya güvenlik tedbiri olmadığından, bu kanunda yer alan lehe hükümlerin tazyik hapsi için uygulanması hukuken mümkün değildir. Bu nedenle, tazyik hapsine mahkum olan kişi, borcunu ödemediği sürece, cezasının tamamını cezaevinde çekmek zorundadır. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/infaz-kanunu-madde-1.html)