Taksirle yaralama suçunun (TCK m. 89), mağdurun 'duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına' (m. 89/2-a) veya 'işlevinin yitirilmesine' (m. 89/3-b) neden olması durumunda ceza artırım oranları arasındaki fark nedir? Bu iki nitelikli hal arasındaki ayrım nasıl yapılır?
İki nitelikli hal arasındaki fark, organ veya duyunun işlevindeki kaybın derecesine dayanır ve bu durum ceza artırım oranını doğrudan etkiler. 1) İşlevin Sürekli Zayıflaması (TCK m. 89/2-a): Bu durumda, organ veya duyu işlevini tamamen kaybetmez, ancak eskiye oranla sürekli ve kalıcı bir şekilde daha az verimli çalışır. Örneğin, bir gözün görme oranının %50 düşmesi, bir kulağın işitme seviyesinin azalması gibi. Bu nitelikli halin varlığı halinde, temel ceza 'yarısı oranında' artırılır. 2) İşlevin Yitirilmesi (TCK m. 89/3-b): Bu durumda ise, organ veya duyu işlevini tamamen veya tama yakın bir şekilde kaybeder. Örneğin, bir gözün tamamen kör olması, bir elin tutma fonksiyonunu tamamen yitirmesi gibi. Bu, daha ağır bir sonuç olduğu için, bu nitelikli halin varlığı halinde temel ceza 'bir kat' artırılır (yani ikiye katlanır). Bu iki hal arasındaki ayrım, tıbbi bir değerlendirme gerektirir. Mahkeme, Adli Tıp Kurumu'ndan alacağı bilirkişi raporuyla, organdaki işlev kaybının oranını ve niteliğini (zayıflama mı, yitirme mi) tespit ettirir ve ceza artırımını bu rapora göre yapar. (www.zulkufarslan.av.tr/yayaya-ceza-verilir-mi/)