Hükümlülerin açık ceza infaz kurumuna 1/10 oranında erken ayrılabilmesi uygulamasının 'haklı beklenti' ilkesiyle ilişkisi nedir? Yönetmelikle tanınan bir hakkın, idarenin fiili imkansızlıkları nedeniyle uygulanamaması, bu ilkeyi nasıl zedeler?
Haklı beklenti, idarenin düzenleyici işlemleriyle veya istikrarlı uygulamalarıyla bireylerde oluşturduğu, makul ve hukuka uygun beklentinin korunması gerektiğini ifade eden bir hukuk devleti ilkesidir. Hükümlülerin açık kuruma 1/10 erken ayrılma uygulamasının Yönetmelik ile düzenlenmesi ve yürürlüğe gireceği tarihin Bakanlıkça ilan edilmesi, şartları sağlayan hükümlülerde bu haktan yararlanacaklarına dair 'haklı bir beklenti' oluşturmuştur. Bu beklentiyle, hükümlülerin 80 puanı aşmak için çaba göstermesi ve kendilerini bu yönde motive etmesi doğaldır. Ancak, metinde belirtildiği gibi, idarenin kendi kontrolündeki nedenlerle (cezaevlerinde yeterli atölye, kurs gibi imkanların bulunmaması) bu puanı almayı fiilen imkansız kılması, oluşturduğu bu haklı beklentiyi boşa çıkarmaktadır. Bir hakkın kanuni veya idari düzenlemeyle tanınması, o hakkın kullanılabilmesi için gerekli olanakların da idare tarafından sağlanması yükümlülüğünü beraberinde getirir. İdarenin, bir yandan bir hak tanıyıp diğer yandan kendi eylem veya eylemsizliğiyle bu hakkın kullanımını imkansız hale getirmesi, haklı beklenti ilkesini, hukuki güvenlik ilkesini ve idarenin kendi düzenlemelerine uyma zorunluluğunu (bağlı yetki) zedeler. Hükümlülerin, kendi kusurları olmaksızın, idarenin yarattığı fiili imkansızlıklar nedeniyle bu haktan mahrum bırakılması, adalet ve hakkaniyet duygularıyla da bağdaşmaz. (sen.av.tr/tr/makale/acik-kuruma-oraninda-erken-ayrilmanin-fiili-imkansizligi)