Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 'kolluk' tanımı, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun orman memurlarına tanıdığı kolluk sıfatını ortadan kaldırır mı? Normlar hiyerarşisi açısından bu durumu değerlendiriniz.
Hayır, ortadan kaldırmaz. Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği, normlar hiyerarşisinde 'kanunların' altında yer alan, idari bir düzenleyici işlemdir. 6831 sayılı Orman Kanunu ise bir kanundur. Normlar hiyerarşisi ilkesi gereğince, alt norm olan yönetmelik, üst norm olan kanuna aykırı hükümler içeremez veya kanunun tanıdığı bir yetkiyi daraltamaz. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin E:2018/4583 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, Orman Kanunu'nun 77. maddesi, orman memurlarına kendi görev alanlarıyla ilgili suçlarda açıkça 'kolluk görevlisi sıfatı' tanımıştır. Yönetmeliğin 'kolluk' tanımında orman memurlarını saymaması, kanunun verdiği bu sıfatı ve yetkiyi ortadan kaldırmaz. Aksi bir yorum, yönetmeliğin kanuna üstün tutulması anlamına gelir ki bu, hukukun temel ilkelerine aykırıdır. Bu nedenle, uyuşmazlığın çözümünde öncelikli olarak kanun hükmü (Orman Kanunu m. 77) esas alınmalı ve orman memurlarının, görevleriyle ilgili olarak kanunun kendilerine tanıdığı kolluk yetkilerini (önleme araması talep etme gibi) kullanabileceği kabul edilmelidir. (kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-165-madde-cmk/)