5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile 5271 sayılı CMK arasındaki ilişki, 'genel kanun - özel kanun' prensibi çerçevesinde nasıl şekillenir? Soruşturma evresinde suça sürüklenen çocuk hakkında tutuklama kararı vermeye hangi mahkeme yetkilidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193272

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu (ÇKK), suça sürüklenen çocuklara ilişkin yargılama usullerini düzenleyen 'özel kanun' niteliğindedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ise 'genel kanun' niteliğindedir. Hukukun temel ilkelerinden olan 'özel kanun, genel kanundan önce gelir' (lex specialis derogat legi generali) prensibi uyarınca, bir konuda ÇKK'da özel bir hüküm varsa o hüküm, CMK'daki genel hükümden önce uygulanır. ÇKK'nın 42. maddesi de bu ilkeyi teyit ederek, 'Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.' demektedir. Soruşturma evresinde tutuklama kararı verme yetkisi konusunda ÇKK'da açık bir hüküm bulunmamaktadır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2007/3641 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, ÇKK'da bu konuda özel bir düzenleme olmadığı için, genel kanun olan CMK'nın 101/1. maddesi devreye girer. Bu maddeye göre, soruşturma evresinde tutuklama kararı vermeye 'sulh ceza hakimi' yetkilidir. Her ne kadar çocuğun yargılamasını çocuk mahkemesi yapsa da, soruşturma aşamasındaki tutuklama gibi koruma tedbirlerine karar verme yetkisi, özel bir düzenleme olmadığından genel hükümlere göre sulh ceza hakimine aittir. (kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-109-madde-cmk/)