Bir kimsenin, kendisini 'kamu görevlisi' olarak tanıtarak işlediği dolandırıcılık eylemi, TCK'nın hangi maddesi kapsamında değerlendirilir ve bu durumun cezaya etkisi nedir?
Bir kimsenin, kendisini 'kamu görevlisi' (polis, savcı, vergi memuru vb.) veya 'banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı' olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık yapması, TCK m. 158/1-L bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur. Bu, suçun temel haline (TCK m. 157) göre daha ağır bir yaptırım öngören özel bir nitelikli haldir. Bu durumun cezaya etkisi şöyledir: Normalde nitelikli dolandırıcılığın temel cezası üç yıldan on yıla kadar hapis iken, (l) bendinde sayılan bu halin varlığı durumunda, hapis cezasının alt sınırı 'dört yıldan' az olamaz. Ayrıca, adli para cezasının miktarı da 'suçtan elde edilen menfaatin iki katından' az olamaz. Kanun koyucu, kişilerin kamu görevlilerine ve kurumlara duyduğu güvenin kötüye kullanılmasını, eylemin haksızlık içeriğini ve mağdurun aldanma olasılığını artırdığı için daha ağır bir şekilde cezalandırmayı tercih etmiştir. (www.zulkufarslan.av.tr/kamu-kurumunun-arac-olarak-kullanilmasi/)