Çekişmeli bir boşanma davasında, mahkemenin tanıkların dinlenmesi gibi tahkikat işlemlerini tamamladıktan sonra verdiği 'kısa karar' ile, bu kararın gerekçelerini ve delil değerlendirmesini içeren 'gerekçeli karar' arasında çelişki olması mümkün müdür? Böyle bir durumun hukuki sonucu ne olur?
Hukuken mümkün olmamalıdır, ancak uygulamada nadiren de olsa rastlanabilmektedir. Kısa karar (hüküm fıkrası), hakimin yargılama sonunda ulaştığı nihai sonucu içerir. Gerekçeli karar ise, bu sonuca nasıl ulaşıldığını, hangi delillerin neden kabul edilip edilmediğini, hukuki sebepleriyle birlikte açıklayan karardır. HMK m. 297/2, 'Hükmün sonuç kısmı, gerekçeye aykırı olamaz.' diyerek bu durumu açıkça yasaklamıştır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında bir çelişki olması, yani gerekçede belirtilen tespit ve değerlendirmelerin, hüküm fıkrasındaki sonuçla uyumlu olmaması, kararın kendi içinde tutarsız olduğu anlamına gelir. Böyle bir durum, HMK m. 297'ye ve Anayasa'nın 141. maddesindeki gerekçeli karar hakkına açık bir aykırılık teşkil eder. Bu şekilde çelişkili bir karar, kanun yoluna (istinaf/temyiz) başvurulduğunda, usule ve yasaya aykırılık nedeniyle Yargıtay veya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulur. (kadimhukuk.com.tr/makale/bosanma-davasinda-karar-ne-zaman-kesinlesir/)