Güveni kötüye kullanma suçunda (TCK m. 155), suçun konusunu oluşturan malın zilyetliğinin devrine dayanak olan sözleşmenin yazılı olması şart mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193253

Hayır, şart değildir. Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için, zilyetliğin faile 'muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere' devredilmiş olması yeterlidir. Bu devrin altında yatan hukuki ilişkinin (sözleşmenin) geçerliliği için kanunda özel bir şekil şartı öngörülmemişse, sözleşmenin yazılı olması zorunlu değildir. Kira, ariyet, vedia (saklama) gibi sözleşmeler kural olarak şekle tabi değildir ve sözlü olarak da kurulabilir. Dolayısıyla, bir malın korunması veya kullanılması için sözlü bir anlaşmayla zilyetliğinin devredilmesi ve failin bu güvene aykırı hareket etmesi durumunda da suç oluşur. Yazılı bir sözleşmenin varlığı, sadece devrin amacını ve koşullarını ispat açısından kolaylık sağlar, ancak suçun oluşumu için kurucu bir unsur değildir. Önemli olan, zilyetliğin rızai bir şekilde ve belirli bir güven ilişkisine dayanarak devredilmiş olduğunun ispatlanmasıdır. (avmehmetgenc.com/blog/guveni-kotuye-kullanma-sucu/111)