Hayasızca hareketler suçunun (TCK m. 225) mağduru kimdir? Bu suçun mağdurunun 'toplum' olarak kabul edilmesinin, soruşturma ve kovuşturma usulü açısından pratik sonucu nedir?
Hayasızca hareketler suçu, TCK'nın 'Genel Ahlaka Karşı Suçlar' bölümünde yer alır. Bu suçla korunan hukuki değer, belirli bir kişinin şeref veya cinsel dokunulmazlığı değil, toplumun genelini ilgilendiren ortak 'edep, ar ve haya' duyguları, yani kamu ahlakıdır. Bu nedenle, bu suçun mağduru, eyleme doğrudan maruz kalan belirli kişiler değil, o toplumu oluşturan 'herkes' yani 'toplumun kendisi'dir. Suçun mağdurunun toplum olarak kabul edilmesinin en önemli pratik sonucu, bu suçun 'şikayete tabi olmaması'dır. Soruşturulması ve kovuşturulması için, eylemi gören veya duyan bir kişinin şikayetçi olması şart değildir. Savcılık, suçun işlendiğine dair herhangi bir şekilde (ihbar, kolluk tespiti vb.) bilgi sahibi olduğunda, re'sen (kendiliğinden) soruşturma başlatmakla yükümlüdür. Dava açıldıktan sonra, olayı bildiren kişinin şikayetinden vazgeçmesi, kamu davasının düşmesi sonucunu doğurmaz. (oner.av.tr/hayasizca-hareketler-sucu-ve-cezasi/)