Terk nedeniyle boşanma davasında, terk ihtarını çeken eşin, ihtar tarihinden önceki olayları affetmiş sayılacağı yönündeki Yargıtay içtihadı karşısında, terk eden eşin, terk etmekte haklı olduğunu ispatlamasının hukuki anlamı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193240

Terk ihtarını çeken eşin, önceki olayları affetmiş sayılması, ihtarın 'samimi bir barışma teklifi' olarak kabul edilmesinden kaynaklanır. Bu durum, ihtar çeken eşin, artık önceki olaylara dayanarak diğer eşe kusur yükleyemeyeceği anlamına gelir. Ancak bu durum, terk eden eşin 'terk etmekte haklı' olup olmadığı meselesini ortadan kaldırmaz. Terk eden eş, eğer ortak konutu, diğer eşin kusurlu bir davranışından (örneğin, şiddet, hakaret, evin geçimini sağlamama gibi) dolayı terk etmek zorunda kaldığını ispatlarsa, bu durumda 'terk etmekte haklı' kabul edilir. Terkin haklı bir sebebe dayanması, ihtarın hukuki sonuç doğurmasını engeller. Yani, samimi bir ihtar olsa bile, terk etmekte haklı olan eşin bu ihtara uyarak eve dönme zorunluluğu yoktur. Dönmediği takdirde, aleyhine açılacak terk nedeniyle boşanma davası reddedilir. Hatta, terk etmekte haklı olan eş, bu haklı sebeplere (diğer eşin kusurlu davranışlarına) dayanarak kendisi 'evlilik birliğinin temelinden sarsılması' nedeniyle karşı boşanma davası açabilir. Yargıtay 2. HD'nin 2024/8468 K. sayılı kararında da bu dinamik görülmektedir; kadının ekonomik ve sözel şiddet nedeniyle evi terk ettiği ve bu nedenle erkeğin çektiği ihtarın samimi olmadığı ve terk davası açma hakkı bulunmadığı kabul edilmiştir. (oner.av.tr/terk-nedeniyle-bosanma-davasi/)