Bir taşınmazın tapu devri sırasında, tarafların daha az harç ödemek amacıyla satış bedelini resmi senette gerçek değerinden daha düşük göstermeleri (bedelde muvazaa) halinde, sonradan önalım (şufa) hakkı kullanıldığında alıcının uğradığı zararın hukuki niteliği nedir? Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/255 K. sayılı kararına göre bu zararın sebebi kimdir?
Bu durumda, önalım hakkı sahibi, tapuda gösterilen düşük bedeli ödeyerek taşınmazın mülkiyetini iktisap eder. Alıcı ise, satıcıya ödediği gerçek bedel ile tapuda gösterilen ve kendisine iade edilen bedel arasındaki fark kadar bir zarara uğrar. Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/255 K. sayılı kararında bu zararın hukuki niteliği ve sebebi analiz edilmiştir. Karara göre, bu durum satıcı açısından bir 'sebepsiz zenginleşme' değildir, çünkü satıcı parayı geçerli bir satış sözleşmesine dayanarak almıştır. Alıcının uğradığı zararın asıl sebebi, 'kendisinin hukuka aykırı ve kusurlu eylemidir'. Yani, alıcı, daha az vergi ve tapu harcı ödemek amacıyla resmi belgenin (tapu senedinin) düzenlenmesinde gerçeğe aykırı beyanda bulunarak bu riski bizzat yaratmıştır. Dolayısıyla, zararın sebebi satıcı değil, alıcının kendi muvazaalı işlemidir. Hukukun 'kimse kendi kusurundan lehine hak çıkaramaz' temel ilkesi gereğince, alıcının kendi yarattığı bu zarara katlanması gerektiği ve bu zararı satıcıdan talep edemeyeceği kabul edilmiştir. (barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/sebepsiz-zenginlesme-davasi-nedir.html)