Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2018/14579 K. sayılı kararındaki karşı oyda, TCK m. 225'teki 'aleniyet' unsurunun oluşmadığı savunulurken, 'görülebilme imkanının somut olması' ve 'özel çaba göstermeme' kriterleri nasıl vurgulanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193235

Karşı oy yazısında, 'aleniyet' unsurunun sadece teorik bir görülme ihtimaline değil, somut ve objektif bir 'görülebilirlik' imkanına dayanması gerektiği savunulmuştur. Bu bağlamda iki önemli kriter vurgulanmıştır: 1) Görülebilme İmkanının Somut Olması: Aleniyetin varlığı için, fiilin işlendiği yerin konumu ve niteliği itibarıyla, belirsiz sayıda kişi tarafından 'rahatlıkla' ve olağan bir bakışla algılanabilir olması gerekir. Karşı oyda, 3. kattaki bir dairenin içinin, başka bir sokaktaki 1. kattan gün ışığında rahatça görülmesinin fiziken pek mümkün olmadığı, bu nedenle görülebilirlik imkanının somut değil, şüpheli olduğu belirtilmiştir. 2) Özel Çaba Göstermeme: Eğer eylemin görülebilmesi, bakan kişinin özel bir çaba sarf etmesine (örneğin, dürbünle bakması, belirli bir açı bulmak için uğraşması, gizlice gözetlemesi) bağlı ise, aleniyet unsuru oluşmaz. Karşı oy, 'Kişiler özel bir çaba göstererek eyleme vakıf olmuş iseler aleniyetten söz edilmeyecektir.' diyerek bu kriteri net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu iki kriter, aleniyetin, failin özel alanına bir müdahale veya gözetleme sonucu değil, eylemin doğası gereği kamusal alana taşmasıyla gerçekleşeceğini ifade eder. (oner.av.tr/hayasizca-hareketler-sucu-ve-cezasi/)