Bir trafik kazasında, hem sürücünün hem de yayanın taksirli davranışlarının neticenin meydana gelmesine katkıda bulunduğu durumlarda, ceza sorumluluğu nasıl belirlenir? TCK m. 22/5 bu konuda hangi ilkeyi benimsemiştir?
Birden fazla kişinin taksirli fiilinin birleşerek bir suça neden olduğu durumlarda, ceza sorumluluğunun belirlenmesinde TCK m. 22/5'te düzenlenen ilke esas alınır. Bu fıkra, 'Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.' hükmünü amirdir. Bu ilkeye 'kusurun paylaştırılması' veya 'sorumlulukta şahsilik' ilkesi denir. Bu durumda mahkeme, olaya karışan herkesin (sürücü, yaya, hatta yolun yapımından sorumlu idare vb.) dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarını ayrı ayrı tespit eder. Genellikle bir trafik bilirkişisinden rapor alınarak, her bir tarafın kazanın oluşumundaki kusur oranı (% olarak) belirlenir. Yargılama sonucunda hakim, her bir sanığın cezasını, tespit edilen kendi kusur oranını dikkate alarak bireyselleştirir. Yani, yayanın da kusurlu olması, sürücünün cezasız kalacağı anlamına gelmez; ancak yayanın kusurunun ağırlığı, sürücüye verilecek cezanın TCK m. 22/4 uyarınca alt sınıra yaklaştırılarak belirlenmesinde önemli bir takdir nedeni olur. (www.zulkufarslan.av.tr/yayaya-ceza-verilir-mi/)