Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda (TCK m. 155/2), fail ile mağdur arasındaki 'hizmet ilişkisi'nin sürekli olması şart mıdır? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193226

Hayır, TCK m. 155/2'nin uygulanabilmesi için fail ile mağdur arasındaki hizmet ilişkisinin sürekli, kesintisiz veya bir iş sözleşmesine dayalı olması şart değildir. Yargıtay, 'hizmet ilişkisi' kavramını geniş yorumlamakta ve bir işin görülmesi amacıyla geçici veya anlık olarak kurulan güven ilişkilerini de bu kapsamda değerlendirmektedir. Önemli olan, zilyetliğin devrinin, bir hizmetin görülmesi amacıyla ve bu hizmetin yarattığı güvene dayanılarak yapılmasıdır. Metinde geçen 'bir süpermarket çalışanının, müşterilere aldıkları ürünlerin tutarından fazla tutar söyleyerek onlardan fazla tutar tahsil etmesi' örneği bu durumu açıklar. Burada kasiyer ile müşteri arasında anlık bir hizmet ilişkisi vardır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2015/7609 K. sayılı kararında da, belediyenin emlak vergisi tahsilat bölümünde çalışmadığı halde, bu bölümde çalıştığını söyleyerek vatandaştan vergi parası alan belediye çalışanının eylemi, vatandaşın 'çalıştığı yer arasındaki hizmet ilişkisine güvenerek' para vermesi nedeniyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu olarak kabul edilmiştir. Bu da ilişkinin sürekliliğinin aranmadığını göstermektedir. (avmehmetgenc.com/blog/guveni-kotuye-kullanma-sucu/111)