Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu (TCK m. 281), 'adliyeye karşı suçlar' başlığı altında düzenlenmiş olmasına rağmen, bu suçun mağduru kimdir?
Bu suçun 'Adliyeye Karşı Suçlar' bölümünde düzenlenmesi, korunan temel hukuki değerin 'adaletin tecellisi' ve 'maddi gerçeğe ulaşma' olduğunu gösterir. Deliller, ceza adalet sisteminin maddi gerçeğe ulaşmak için kullandığı en önemli araçlardır. Bu delillerin yok edilmesi, gizlenmesi veya değiştirilmesi, adaletin yanıltılmasına veya hiç işlememesine neden olur. Bu nedenle, suçun doğrudan mağduru, adaleti tesis etmekle görevli olan 'devlet' veya daha geniş bir ifadeyle 'toplumun tamamı'dır. Belirli bir kişi, örneğin hakkında soruşturma yürütülen suçun mağduru, delillerin yok edilmesinden dolaylı olarak zarar görebilir (örneğin suçun ispatlanamaması nedeniyle failin cezasız kalması gibi). Ancak bu zarar, ceza hukuku anlamında 'doğrudan mağdur' sıfatını kazandırmaz. Suçun asıl mağduru, adil bir yargılama yapılmasını ve adaletin gerçekleşmesini bekleyen kamudur. Bu nedenle bu suç şikayete tabi değildir ve savcılık tarafından re'sen soruşturulur. (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/suc-delillerini-yok-etme-gizleme-degistirme-delil-karartma-sucu.html)