Bir boşanma davasında, tarafların dinlenmesini istediği tanıkların bir kısmını dinleyip diğerlerini dinlemeyen mahkemenin bu eylemi, HMK'nın hangi temel ilkelerine aykırılık teşkil eder?
Mahkemenin, bir tarafın usulüne uygun olarak bildirdiği ve dinlenmesinden açıkça vazgeçmediği tanıkları, HMK m. 241'deki şartlar (yeterli derecede bilgi edinildiğine dair gerekçeli karar) oluşmadan dinlememesi, HMK'da yer alan birçok temel ilkeye aykırılık teşkil eder: 1) Hukuki Dinlenilme Hakkı (HMK m. 27): Bu en temel ihlaldir. Tarafların iddia ve savunmalarını ispat için delil gösterme ve bu delillerin toplanmasını isteme hakkı, hukuki dinlenilme hakkının ayrılmaz bir parçasıdır. Tanıkların dinlenmemesi, bu hakkı doğrudan ihlal eder. 2) Taraflarca Getirilme İlkesi (HMK m. 25): Bu ilkeye göre, davanın malzemesini (vakıalar ve deliller) taraflar getirir, hakim kural olarak re'sen delil toplayamaz. Tarafın getirdiği ve usule uygun olan bir delili (tanık) keyfi olarak toplamamak, bu ilkenin ruhuna aykırıdır. 3) İspat Hakkı (HMK m. 189): Her taraf, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. Tanık delili, kanunda sayılan bir ispat aracıdır ve mahkemenin bu hakkın kullanımını keyfi olarak engellemesi mümkün değildir. 4) Gerekçeli Karar Hakkı (Anayasa m. 141, HMK m. 297): Mahkeme, tanıkları neden dinlemediğini (örneğin HMK m. 241'e dayanarak) kararında gerekçelendirmek zorundadır. Gerekçesiz olarak tanıkları dinlememek, bu hakkı da ihlal eder. (www.zulkufarslan.av.tr/taniklarin-dinlenilmemesi/)