İşlenen bir suçtan dolayı hakkında yakalama kararı bulunan ancak henüz tutuklanmamış bir kişinin, havalimanında GBT kontrolü sırasında yakalanacağını anlayınca görevlilerin elinden firar etmesi, TCK m. 292'de düzenlenen 'hükümlü veya tutuklunun kaçması' suçunu oluşturur mu? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2017/9371 K. sayılı kararı bu konuda neye hükmetmiştir?
Hayır, bu eylem TCK m. 292'de düzenlenen 'hükümlü veya tutuklunun kaçması' suçunu oluşturmaz. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2017/14810 E., 2017/9371 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu suçun oluşabilmesi için failin, hakkında verilmiş bir 'tutuklama kararı' veya 'kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı' uyarınca, tutukevinden, ceza infaz kurumundan ya da gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden fiilen kaçması gerekir. Karara konu olayda sanık hakkında, bir icra ceza mahkemesince verilen tazyik hapsi kararının infazı için 'yakalama emri' bulunmaktadır. Yakalama emri, bir kişiyi hakim veya mahkeme önüne getirmek için çıkarılan bir tedbirdir ve kişiye 'tutuklu' veya 'hükümlü' sıfatını kazandırmaz. Sanık, bu yakalama emri nedeniyle gözaltında tutulurken kaçmıştır. Gözaltı da bir tutuklama değildir. Bu nedenle, sanık 'tutuklu' veya 'hükümlü' olmadığı için, eylemi TCK m. 292'deki suçun yasal unsurlarını oluşturmaz. Bu gerekçeyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması bozma nedeni sayılmıştır. (kadimhukuk.com.tr/makale/gbt-nedir-gbtde-neler-cikar/)