5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'Adli Kontrol' başlıklı 109. maddesinin gerekçesinde, bu kurumun getirilme amacı ve tutuklama tedbiri ile olan ilişkisi nasıl açıklanmıştır? Bu kurumun hangi hukuk sistemlerinden esinlendiği belirtilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193207

CMK m. 109'un gerekçesinde, adli kontrol kurumunun getirilmesindeki temel amacın, tutuklamanın yarattığı 'ya hep ya hiç' durumunu aşmak olduğu belirtilmiştir. Gerekçeye göre tutuklama, şüpheliyi ya tamamen özgürlüğünden yoksun bırakmakta ya da tamamen serbest bırakmaktadır. Adli kontrol ise bu iki uç arasında bir denge kurarak, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmadan, belirli yükümlülükler altına sokarak denetim ve gözetim altında tutmayı amaçlar. Böylece, şüphelinin kaçma riski azaltılırken, tutukluluğun kişi üzerindeki ağır olumsuz etkileri de engellenmiş olur. Gerekçede bu kurumun hem 'özgürlükçü' hem de 'kamu düzenini koruyucu' bir nitelik taşıdığı ve tutukluluğun 'istisnai' hale gelmesine hizmet ettiği vurgulanmıştır. Madde gerekçesinde, adli kontrol kurumunun oluşturulmasında Alman, İtalyan ve özellikle 'Fransız' hukukundan esinlenildiği açıkça ifade edilmiştir. (kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-109-madde-cmk/)