CMK m. 5/2, adli yargı içerisindeki mahkemelerin görevsizlik kararlarına karşı itiraz yolunu açık tutarken, CMK m. 4/2 görev uyuşmazlığının ortak yüksek görevli mahkemece çözüleceğini belirtmektedir. Bu iki hüküm arasındaki ilişkiyi ve uygulama önceliğini Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/5641 K. sayılı kararı ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193191

Bu iki hüküm birbiriyle çelişir gibi görünse de aslında farklı aşamaları ve durumları düzenler. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E:2014/4288, K:2014/5641 sayılı kararında bu ilişki netleştirilmiştir. Buna göre; 1) İtiraz Hakkının Önceliği: Bir mahkeme görevsizlik kararı verdiğinde, bu karara karşı öncelikle CMK m. 5/2 uyarınca 'itiraz' yolu açıktır. Taraflardan biri bu hakkını kullanırsa, itirazı inceleyen merci (örneğin bir sonraki numaralı ağır ceza mahkemesi), itirazı yerinde bulup görevsizlik kararını kaldırabilir (CMK m. 271/2). Bu durumda, ortada henüz çözülmesi gereken bir 'görev uyuşmazlığı' doğmamış olur. 2) Görev Uyuşmazlığının Doğumu: CMK m. 4/2'nin uygulanabilmesi için, 'mahkemeler arasında uyuşmazlık çıkması' gerekir. Bu uyuşmazlık, ancak karşılıklı olarak verilmiş ve 'kesinleşmiş' iki görevsizlik kararı bulunduğunda ortaya çıkar. Bir görevsizlik kararının kesinleşmesi ise, ya yasal sürede itiraz edilmemesiyle ya da yapılan itirazın reddedilmesiyle olur. Dolayısıyla, ilk görevsizlik kararına yapılan itiraz kabul edilirse, dosya ilk mahkemeye döner ve uyuşmazlık çıkmaz. Ancak itiraz reddedilirse ve dosyanın gönderildiği ikinci mahkeme de görevsizlik kararı verirse, işte o zaman iki kesinleşmiş karar olacağından uyuşmazlığın çözümü için dosya ortak yüksek görevli mahkemeye (Yargıtay) gider. Özetle, itiraz hakkı, uyuşmazlığın çözümünden önce gelen bir usuli imkandır. (kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-4-madde-cmk/)