Hayasızca hareketler (TCK m. 225) suçu ile cinsel taciz (TCK m. 105) suçu arasındaki temel ayrım noktası nedir? Failin eylemini belirli bir kişiyi hedef alarak yapması, suçun niteliğini nasıl değiştirir?
Hayasızca hareketler ile cinsel taciz suçu arasındaki temel ayrım, eylemin 'belirli bir mağdura' yönelik olup olmamasında yatar. 1) Hayasızca Hareketler (TCK m. 225): Bu suçta failin eylemi (teşhircilik), belirli bir kişiyi hedef almaz. Eylem, 'aleniyet' unsuru taşıyacak şekilde, kim tarafından görüleceği belli olmayan, belirsiz sayıda kişiye yönelik olarak yapılır. Suçun koruduğu hukuki değer, genel olarak toplumun ar ve haya duygularıdır. Örneğin, bir parkta veya sokakta rastgele insanlara cinsel organını göstermek bu suçu oluşturur. 2) Cinsel Taciz (TCK m. 105): Bu suçta ise failin eylemi, 'cinsel amaçlı olarak' belirli bir kişiyi hedef alır ve o kişiyi rahatsız eder. Mağdur bellidir. Fail, eylemiyle mağdurun cinsel dokunulmazlığını ve huzurunu ihlal etmeyi amaçlar. Dolayısıyla, bir failin cinsel organını gösterme eylemini, sokaktan geçen herhangi birine değil de özellikle takip ettiği veya seçtiği belirli bir kişiye yönelik olarak yapması durumunda, eylem hayasızca hareketler suçunu değil, daha özel ve ağır bir suç olan cinsel taciz suçunu oluşturur. Failin kastının belirli bir kişiye yönelmesi, suçun vasfını değiştirir. (oner.av.tr/hayasizca-hareketler-sucu-ve-cezasi/)