Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti suçunun (TCK m. 186) nitelikli hali olan 'resmi izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenmesi' (m. 186/2) hükmü, Yargıtay tarafından nasıl yorumlanmaktadır? Bir yemek şirketinin yöneticisi bu kapsamda değerlendirilebilir mi?
TCK m. 186/2'de düzenlenen nitelikli hal, suçun belirli bir mesleki statü ve bu statünün getirdiği güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesini daha ağır bir yaptırıma bağlamaktadır. Yargıtay'ın bu hükmü dar yorumladığı görülmektedir. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2016/2955 K. sayılı kararında, 'yemek şirket yöneticiliği' şeklindeki faaliyetin, TCK m. 186/2 anlamında 'resmi izne dayanılarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası' olarak kabul edilemeyeceğine hükmedilmiştir. Bu yorumun temelinde, nitelikli halin uygulanabilmesi için failin eyleminin, doğrudan doğruya özel bir izin, ruhsat veya sertifika gerektiren ve kamusal bir denetime tabi olan bir meslek (doktorluk, eczacılık, gıda mühendisliği gibi) veya sanatın icrası kapsamında olması gerektiği düşüncesi yatmaktadır. Sadece bir ticari işletmenin (yemek şirketi gibi) yöneticisi olmak, bu nitelikli halin uygulanması için yeterli görülmemektedir. Bu, kanunilik ilkesi gereği, ceza artırımı öngören hükümlerin kıyas yoluyla genişletilemeyeceğinin bir örneğidir. (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/bozulmus-veya-degistirilmis-gida-veya-ilac-ticareti-sucu-cezasi-nedir.html)