Basit yargılama usulünün (CMK m. 251) uygulanması mahkeme için bir zorunluluk mudur, yoksa takdire bağlı mıdır? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2022/6170 K. sayılı kararı bu konuda ne belirtmektedir?
Basit yargılama usulünün uygulanması mahkeme için bir zorunluluk değil, takdire bağlı bir yetkidir. CMK m. 251/1'de kullanılan 'basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir' ifadesi, bu durumun hakimin takdirinde olduğunu açıkça göstermektedir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/39896 E., 2022/6170 K. sayılı kararında da bu husus vurgulanarak, kanuni düzenlemenin basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmamasını hakimin takdirine bıraktığı ve bu takdir hakkının kullanılmasına yönelik kanunda herhangi bir ölçüt de bulunmadığı belirtilmiştir. Ayrıca CMK m. 251/6, mahkemenin gerekli görmesi halinde yargılamanın her aşamasında duruşma açarak genel hükümlere göre devam edebileceğini düzenleyerek bu takdir yetkisini pekiştirmektedir. Dolayısıyla, bir suçun basit yargılama usulü kapsamına girmesi, mahkemenin bu usulü uygulamak zorunda olduğu anlamına gelmez. Hakim, dosyanın niteliği, delillerin durumu veya başka bir nedenle genel hükümlere göre yargılama yapmayı tercih edebilir. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-251-basit-yargilama-usulu.html)