Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 241'in uygulanmasında, 'ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edinildiği' kanaatine kim, nasıl ve ne zaman varmalıdır? Mahkemenin bu yetkisini kullanırken hukuki dinlenilme hakkını ihlal etmemesi için nelere dikkat etmesi gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193161

HMK m. 241 uyarınca 'yeter derecede bilgi edinildiği' kanaatine varacak olan merci, yargılamayı yürüten 'mahkeme' yani hakimdir. Hakim bu kanaate, dinlenen tanıkların beyanları, sunulan diğer deliller (belgeler, bilirkişi raporları vb.) ve dosyanın genel durumu itibarıyla, ispatlanmaya çalışılan çekişmeli vakıanın artık aydınlandığını ve daha fazla tanık dinlemenin davayı gereksiz yere uzatmaktan başka bir işe yaramayacağını değerlendirdiğinde varır. Bu karar, keyfi olmamalıdır. Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/1998 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, mahkemenin hukuki dinlenilme hakkını (HMK m. 27) ihlal etmemesi için şu hususlara dikkat etmesi gerekir: 1) Somut Gerekçe: Mahkeme, hangi vakıanın hangi delillerle yeterince aydınlandığını ve bu nedenle kalan tanıkların dinlenmesine gerek görmediğini, ya bir ara kararla ya da nihai kararın gerekçesinde açıkça ve somut olarak belirtmelidir. 2) Vakıaların Ayrımı: Eğer dinlenmeyen tanıklar, dinlenen tanıkların aydınlattığı vakıalardan farklı veya daha detaylı vakıalar hakkında dinletilmek isteniyorsa, 'yeterli bilgi edinildiği' gerekçesi kullanılamaz. 3) Açık Vazgeçme: Taraf, tanıklarını dinletmekten açıkça vazgeçmedikçe, mahkemenin gerekçesiz olarak tanıkları dinlememesi, hukuki dinlenilme hakkının ve ispat hakkının ihlalidir. (www.zulkufarslan.av.tr/taniklarin-dinlenilmemesi/)