Anlaşmalı boşanma davasında, tarafların duruşmadaki beyanlarıyla boşanma iradelerini ortaya koyduktan sonra, kararın kesinleşmesinden önce bu iradelerinden dönmeleri mümkün müdür? Özel Dairenin bozma kararındaki bu yöndeki gerekçesini, yerel mahkemenin 'mahkeme içi ikrardan dönülemez' şeklindeki direnme gerekçesiyle karşılaştırarak hukuken değerlendiriniz.
Evet, mümkündür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2014/22815 E. sayılı kararında belirtildiği üzere, anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin, boşanmanın kendisi veya fer'ileri (mali sonuçlar, çocukların durumu) konusundaki anlaşma iradesinden dönmesini engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Anlaşmalı boşanma, bir bütün olarak tarafların irade birliğine dayanır. Taraflardan biri bu iradesinden (örneğin temyiz aşamasında) dönerse, anlaşmanın temeli çöker. Bu durumda, anlaşmalı boşanmanın şartları ortadan kalktığı için dava, 'çekişmeli boşanma' (TMK m. 166/1-2) olarak görülmelidir. Yerel mahkemenin 'mahkeme içi ikrardan dönülemez' gerekçesi, bu bağlamda isabetli değildir. Çünkü anlaşmalı boşanmadaki irade beyanı, bir vakıanın kabulü anlamındaki 'ikrar' (HMK m. 188) değil, boşanma ve sonuçları üzerinde bir 'anlaşma' iradesidir. TMK m. 166/3'ün son cümlesindeki 'tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz' ifadesi, evlilik birliğinin sarsıldığı vakıasının ispatı açısından hakimin bu ortak iradeyi yeterli görmesi gerektiğini belirtir, yoksa bu iradeden dönülemeyeceği anlamına gelmez. Taraflardan biri anlaşmadan vazgeçtiğinde, artık ortak irade kalmadığı için dava çekişmeli olarak sürdürülmelidir. (www.zulkufarslan.av.tr/anlasmali-bosanmada-hakim-yetkisi/)